Ağu.09.2008
15:17
by alp
The Brown Bomber
Boks’un efsanesi Muhammad Ali olarak bilinir ülkemizde yanlış da değildir. Ali Dünya tarihinin gördüğü en iyi şampiyondur ama Ali’nin ülkemizde sevilmesinin en büyük nedenlerinden birisi Müslüman olmasıyla birlikte 1974 yılında Türkiye’de yayınlanan ilk Muhammad Ali maçında rakibi George Foreman’ı yenmesidir. İşte bu yüzdendir ki 70 ve 60 öncesi boksörler pek bilinmez. Ancak öyle bir isim vardır ki kendisine Ali’den önceki efsane diyebiliriz zira Muhammad Ali de Sonny Liston’ı yendiği ilk maçtan sonra yaptığı açıklamada “Ben bir halk şampiyonuyum. ‘Jack Johnson ve Joe Louis neyse ben de o’ yum’ demiştir. Ali’nin bunu söylemesindeki en büyük etken bahsettiği bu iki boksörün siyahi olması olsa da Joe Louis boks tarihinin en büyük efsanelerindendir. 1914 yılında dünyaya gelen Joe Louis ailesiyle birlikte Lafayette’de zor çocukluk yılları geçirir. Dünya ilk savaşını yaşamaktayken Amerika kısmen daha rahattır ama bu Amerika’lı insanların diken üstünde olmasını engellemez. Boks ise tamamen bir umut kapısıdır genç yaştaki çocuklar için bazı siyahi kesimler ise boksu ‘beyazları dövebilmenin tek yolu’ olarak görmektedir. Dünya ilk siyahi şampiyonunu görmüştür zaten Jack Johnson herkesi şaşırtarak profesyonel anlamda ilk siyahi şampiyon olmuştur daha da iyisinin gelebileceğini kim tahmin edebilirdi ki ?
1934′de başlar Joe Louis’in profesyonel kariyeri. Detroit’in ‘Siyahi Umudu’ olarak anons edilmektedir. Kendini kanıtladığı ilk maç 25 Haziran 1935 tarihindeki Primo Carnera maçı olur. Carnera’yı altıncı round’da teknik nakavt ile yenen Louis yine aynı yıl Max Baer’i de nakavt ile geçerek başarısını pekiştirir. Her boksörün kariyerinde ezeli rakibi olacak biri vardır. 70′lerde Ali vs Frazier, 80′lerde Ray Leonard vs Duran, 90′larda Holyfield vs Bowe ilk akla gelenler olsa da Boks Tarihi 30′lu yıllarda Louis vs Schmeling kapışmasını yaşamıştır. Louis’e profesyonel kariyerinde ilk yenilgisini yaşatan bu Avrupa’lı boksör aynı zamanda 20.yy’da ilk Avrupa’lı şampiyon olmuştur. 36 yılında Schmeling Louis’i 12. round’da nakavt ile yener. Nazilerinde Dünya barışını tehdit etmesi Louis vs Max çekişmesini önemli kılan başka etkenlerdendir. Nitekim 22 Haziran 1937′de Jim Braddock’u bir kez knockdown olmasına rağmen nakavt ile yenen Louis kemeri beline takar. Takip eden yılda da Max’ı daha ilk round dan nakavt ederek en büyük olduğunu kanıtlar. Louis’i efsane yapan başarıları kemeri taktıktan sonra gelir. Bir dünya rekoru olarak ünvanını tam 25 kez korumuştur. Bir başka rekoru ise şampiyonken çıktığı ünvan maçları olan Max Schmeling, John Henry Lewis ve Jack Roper müsabakalarını ilk round da nakavt ile kazanmasıdır. Bir başka deyişle arka arkaya gelen 3 ünvan maçını nakavt ile kazanır.1950 yılındaki Ezzard Charles yenilgisine kadar şampiyon olarak kalan Louis, bu yenilginin ardından bir daha ünvanı alamaz ve kariyerini ondan bir sonraki efsane olan Rocky Marciano yenilgisiyle 69-3-0 (55 KO) künyesi ile kapatır. Şampiyon olduğu dönemde Amerika’da 2. Dünya Savaşının en büyük maskotlarından birisi olmuştur. Mal varlığının çoğunu savaş döneminde Amerikan Ordusuna yardım amacıyla bağışlamıştır ama ne yazık ki herşey bittikten sonra yalnız kalan Louis hayatının en sefil günlerini yaşamıştır. Yakın tarihdeki birbirine hakaret eden ezeli rakiplerin aksine Louis’i en çok zorlayan rakibi olan Max ülkesinde işadamı olduktan sonra Louis’e hatırı sayılır yardımlar yapar. 1981 yılında 67 yaşındayken ölen Louis para kazanmak amacıyla boks’u bıraktıktan sonra çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalmıştır.
Kategori Boksörler, Unutulmayanlar |

09 Ağustos 2008, 19:36 tarihinde.
Boks otoritelerince geçen yüzyılın ikinci boksörü seçilmişti.
Marsiyano’ya yenilen Louis, 1948 yılında boksu bırakmış ama vergi borcu ve hacizlerden dolayı 1950 yılında boksa geri dönmüş, borç ödemek için maçlara çıkan Louis’dir yani anlıyacağınız bir çeşit eski Louis’in dublörü mahiyetinde biri..
09 Ağustos 2008, 20:00 tarihinde.
haklısın şeref,marciano yenilgisini baz almamalıyız bana göre o maç marciano için başarıydı ama louis için başarısızlıktı demek olmaz.
09 Ağustos 2008, 20:29 tarihinde.
Güzel bir yazı olmuş tebrik ederim. Louis’in en ciddi rakiplerinden Max’ın maddi olarak zorluklar çeken Louis’e yardım etmesi en önemli ayrıntı bence.
10 Ağustos 2008, 00:22 tarihinde.
Bir büyük efsane daha burada hayat buldu. Ellerine sağlık Alp. Joe Louis bu sitede eksik olan efsanelerden biriydi. Artık senin yazınla hayat buldu. Başlı başına senaryo kaynağıdır Louis. Gelmiş geçmiş en büyük isimlerden olduğu tartışılmaz. Ah keşke Rocky Marciano ile yaptığı maça çıkmasaydı.